Ramazan, oruç ayı. Oruçla geçirilen günler, kültürmüzde özel bir Ramazan mutfağının oluşmasına sebep olmuş. Her gün iftar ve sahurlar için ne pişirmeli, ne yemeli, ne yememeli telaşı yaşanıyor. Peki, Hazreti Peygamber'in (sas) sofrasında neler olurdu?
Bir sofrayı şekillendiren onlarca faktör var. Deniz kenarında ya da kurak ovalarda yaşamak, göçebe ya da yerleşik olmak, uzun yıllar savaşmış ya da hiç savaş görmeden yaşamış olmak gibi birçok unsura göre sofralar şekillenir. Ülkü Mensure Solak'ın kaleme aldığı, “Resûlullah'ın (sas) Sofrası” adlı kitapta Allah Resulü'nün (sas) yediği yemeklerin yakın tarifleri; hadisler ve döneme ait anlatılar eşliğinde veriliyor. Nesil Yayınları tarafından neşredilen çalışmada, sünnete göre yaşayarak beslenmenin önemi anlatılıyor. Yazar çalışmasının gayesini şöyle özetliyor: “Bir beslenme uzmanı olarak, hangi besinin şifalı olduğunu aramaktan ziyade, herkesten çok Resûlullah'ın ne yediğini merak ederek bu yola çıktım. ‘Allah (cc) yeme içme hakkında ne buyurdu?', ‘Allah Resûlü ne yedi ve nasıl yedi?' bu soruların cevaplarını aradım.”
Kitapta, Kâinatın Efendisi'nin (sas) 14 asır önce yediği yemeklerin tarifleri bulunuyor. 2011'den bugüne, çok sayıda kaynak taranarak elde edilen bilgilerin yer aldığı çalışmada; Efendimiz'in (sas) ellerini yıkayarak yemeğe başlamasından itibaren her ayrıntı okura sunuluyor. İşte, Efendimiz'in (sas) sofrasından birkaç örnek… f.ur@zaman.com.tr
Hasta kişilere telbine çorbası
Hazreti Peygamber (sas), Hazreti Ali (ra) hastalandığında iyileşmesi için bu çorbayı tavsiye etmiş.
Malzemeler: 30 gram sızma zeytinyağı, 2 yemek kaşığı arpa unu, Su ve tuz. İsteğe göre bal, kekik, kimyon ve nane.
Hazırlanışı: Yağ tencereye konur. Arpa unu ilave edilip biraz kavrulur. Yeterli miktarda su katılıp karıştırılır. Az tuz eklenir. İstenirse baharat katılır. Yine isteğe bağlı bal da ilave edilebilir.
Efendimiz'in (sas) en çok sevdiği et yemeği
Efendimiz, et ile yağı birleştirmez, haşlanan etin muhakkak etin kendi yağıyla pişirilmesini tavsiye edermiş. Hazreti Peygamber'in (sas), dönemindeki et yemeklerinden biri de ‘tafeyşel'. Ümmü Eyyûb, tafeyşeli Resulullah'ın (sas) en çok sevdiği yemek olarak tarif etmiş. Sa'd b. Ubade de bir gece vakti bir sini üzerinde bu yemekten gönderdiğini, Hz. Peygamber'in akşam yemeğinde âdeti olmadığı halde bu yemekten çok yediğini anlatır. Dımeşkî;, bu yemeği et ve bulgurla yapılan bir yemek olarak tanımlamış. Zikredilen et yemeklerinden biri de ‘tharid' nam-ı diğer tirit. Anadolu'nun da tanıdığı tirit, Peygamber Efendimiz'in en beğendiği yemekler arasında.
Malzemeler: 1 kg kemikli koyun eti, 3 lt su, 2 adet mayalanmış arpa ekmeği, tuz
Hazırlanışı: Et, bol su ve tuz ilave edilerek kaynatılır. Yayvan bir kabın içine ekmekler doğranır. Yenebilecek ısıdaki (‘sıcak yemeyin' hadisine binaen) haşlama suyu yemeklerin üzerinde gezdirilir. En son et ilave edilip, servise alınır.
Şifalı hurma çorbası
Telbiyeye benzeyen ‘ferika' isimli bulamaç da bu dönem yemeklerinden biri. Sa'd b. Ebî; Vakkas, hastalandığında, Resulullah'ın (sas) onu tedavi etmesi için Haris b. Kelede'yi çağırttığı, Kelede'nin hurma ezmesi, süt ve yağ karıştırılarak bulamaç haline getirilerek yapılan ‘ferika' isimli çorbayı Sa'd b. Ebî; Vakkas'a, şifa olarak içirdiği rivayetler arsında.
Malzemeler: 100 gr hurma, 1 lt süt, 2 yemek kaşığı tereyağı.
Hazırlanışı: Hurma çekirdeklerinden ayrılır, ezilir. Yağ ile hurma kavrulur. Ardından üzerine süt eklenir, kaynatılır.
Gözyaşlarına sebep olan tatlı: Fâlüzec
İbni Abbas (ra) anlatıyor: “Fâlüzeci ilk işitmem şöyle oldu. Cebrail (as) Resulullah'a (sas) gelip, ‘Ümmetine yeryüzü açılacak. O zaman onlara dünyalık bol bol akacak. Öylesine akacak ki falüzec bile yiyecekler.' dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (sas), ‘Fâlüzec nedir?' diye sorar, Cebrail (as), ‘Yağ ve balı karıştırıp yapılan helva' diye açıklar. Kütüb-ü Sitte'de yer alan bu olayın karşısında Resulullah (sas), hıçkıra hıçkıra ağlar.
Malzemeler: 5 yemek kaşığı tereyağı, 6 yemek kaşığı tam buğday unu, 1,5 çay bardağı bal.
Hazırlanışı: Yağ eritilir. Un eklenir, kokusu değişene dek kavrulur. Bal hafifçe sulandırılarak kavrulmuş una eklenir. Ocak iyiye kısılır ve bal çektirilir.
Hz. Ali ile Hz. Fatıma'nın düğün yemekleri
Hz. Aişe (r.anha) ve Ümmü Seleme Hind binti Ebî; Umeyye'den (r.anha) rivayet edilen bir bilgiye göre, Hz. Ali (ra) ve Hz. Fâtıma evlilik sözleşmesinden sonra düğün yaparlar. Düğünde yemek verilmesi hususunda Resûlullah (sas) özen gösterdi. Bir koç kurban edildi ve Medine halkından bazıları un ve buğday hediye ettiler. Yemeğin yanı sıra hurma, incir ve su ikramlar arasında yer aldı.
Koyun etiyle hazira
Muhammed İbnu'r-Rabî; el-Ensari'den rivayetle: “Bedir Savaşı'na katılmış ve Ensardan olan İtban ibni Malik, Resulullah'a (sas) gelip şöyle der: ‘Ey Allah'ın Resulü (sas), bana gelip evimde namaz kılmanı ve orayı namazgah edinmeyi temenni ederim.' Allah Resulü (sas), ‘Evine gelip namaz kılacağım inşallah' dedi. Namazın bitiminin ardından O'nun için hazırlanan ‘hazira' çorbasını içmesi için alıkoyduk yolundan.” Bu çorbayı ilk yapanın Süveyd b. Haremî; olduğu kaynaklarda mevcut.
Malzemeler: 100 gr doğranmış yağlı koyun eti, 2 yemek kaşığı tam buğday unu, 1 lt su, bir fiske tuz.
Hazırlanışı: Koyun eti kavrulur. Ardından tam buğday unu eklenir ve haliyle kavrulur. Tencereye tuzlu su eklenerek karıştırılır. Daha sonra kaynayıp hafif koyulaşınca ocaktan alınarak servis edilir. Ayrıca ‘hazira', daha katı şekilde et bulamacı olarak da yapılıyordu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder