3 Ekim 2015 Cumartesi

Hamileler için manevî reçete

Bebeğin ultrasondaki ilk görüntüsü, ilk kalp atışları ve zamanla belirginleşen yüz hatları… Her ay ayrı bir merak ve heyecan. Vatana, millete, aileye hayırlı evlat olması için dualar eşlik eder kavuşmayı bekleyenlere. İşte bu dokuz aylık sürede hangi sureler okunmalı, hangi ayetlere sarılmalı?

Bebek, rahme düştüğü anda başlar annelik. Ultrasondaki o minicik görüntüyle içinizde bir dünya taşıdığınızı hisseder, size emanet edilen o eşref-i mahlûkatı nasıl yetiştireceğiniz telaşına düşersiniz. Fizyolojik değişimler, ruhî; yorgunluklar, muhtelif sağlık problemleri derken zor bir sürecin içinde bulursunuz kendinizi. Dile kolay 40 hafta… Üstelik bebeğinizi kucağınıza almadan önce başlıyor onunla diyaloğunuz. Dünya çapındaki araştırmalar çocuğun dış dünyayı anne karnında algılamaya başladığını, kişilik gelişiminin yüzde 30'unun anne karnında tamamlandığını gösteriyor. Allah Resûlü de “Şaki daha anasının karnında talihsizdir, said anasının karnında talihlidir.” buyurarak ilk eğitimin anne karnında başladığına işaret ediyor.

İlahiyatçı yazar Ali Demirel, hamilelik öncesindeki manevî; yaşantının önemine dikkat çekiyor: “Bir çiftçi bile tarlasına tohum ekmeden önce arazide bulunan taşları, ayrık otlarını temizler.” diyor ve aileleri gönül dünyalarını temizlemeye davet ediyor.

Babalara da iş düşüyor

Anneler hayırlı ve salih evlat için çetele yaparken babalar da boş durmuyor elbette. Ali Demirel'e göre ‘sadece anneler maneviyata dikkat etmeli' algısı yaygın ama yanlış bir kanaat. Babaya da bir hayli sorumluluk düşüyor. Hatta annenin huzurlu ve maneviyatının yüksek olması babanın gayretine bağlı. Evdeki manevî; havayı baba sağlamalı; Kur'an okumalı, hanımıyla beraber namaz kılmalı, tesbihat yapmalı, Cevşen okumalı.

Demirel, konuya ilişkin bir araştırma üzerinden örnek veriyor: “Doktorlar yedi aylık bebeği ultrasonda gözlemliyor. Çocuk tekme atmaya başladığı anda doktorlar rol gereği anne-babaya kavga etmelerini söylüyor. Bebek kavga esnasında tekmeyi bırakıyor ve korkuyla büzülüyor. Bir başka gözlemde bebeğin yanında Kur'an okuyor, dua ediyorlar. Bebeğin yüzü gülüyor ve dingin bir hal alıyor. Görüldüğü gibi annenin değil, anne karnındaki çocuğun üzerinde babanın etkisi de büyük.”

Burada akla Üstad'ın ailesi geliyor. Hocası Seyyid Nur Mehmet Efendi, Said Nursi'nin dinî; hassasiyetini onun ailesine bağlıyor. Zira annesi Üstad'a hamileyken abdestsiz yere basmaz ve onu abdestsiz emzirmez. Babası Sofi Mirza da tarla sürmeye giderken öküzlerinin ağzını bağlar ki hayvanlar başkasının tarlasından otlanmasın. Bunlara şahit olan Seyyid Nur Mehmet Efendi, “Elbette böyle anne-babadan böyle evlat dünyaya gelir.” yorumunu yapıyor. Onların yaşam tarzı sadece bir örnek. Adlarını bildiğimiz pek çok İslam alimi de böylesi anne-babalardan doğuyor.

GÜZEL AHLÂKLI OLMASI İÇİN...

Esma Muratoğlu'nun kaleme aldığı ‘Her Anneye Lazım' isimli kitapta derlenen alimlerin önerdiği manevî; reçete şöyle:

* 70 bin ‘Sübhanallahi ve Bihamdihi okunursa, çocuk salih olur, ilk dört ay içinde okunması daha evladır.

* Araf Sûresi'nin 189. âyet-i kerî;mesi her farz namazdan sonra okunursa, doğacak çocuğun fizikî; yapısı düzgün olur.

* Hamile kadın Arabî; ayların ilk günlerinde A'lâ Sûresi'ni (87. sûre) yazıp üzerinde taşırsa, çocuğu zeki ve gürbüz (sağlam) olur.

* Hamilelik boyunca her gün bir cüz Kur'ân okunur, böylece hamilelik süresince dokuz hatim tamamlanmış olur.

* Doğacak çocuğun Peygamber ahlâklı olması için; hamilelik döneminde her gün bir defa Enbiya Sûresi okunur, buna imkân bulamayan en az 70 tane okumaya gayret eder, bu sayıya ilk dört ay içinde ulaşmak daha evlâdır.

* Doğacak çocuğun ‘Lokman sözlü, Yusuf yüzlü' olması için; hamileliğin her günü bir tane Yusuf Sûresi okunur. Buna imkân bulamayan tek sayı olarak okuyabildiği kadar okur, bunun da ilk dört ay içinde okunması evlâdır.

* Çocuğun hayırlı olması niyetiyle dokuz ay boyunca her gün bir tane Yasin Sûresi okunur. Eğer Yasin sûrelerinin sayısını 500'e tamamlayabilirse, doğacak olan çocuk biiznillah alim olur.

* Ahlâkının güzel olması için, 70 tane İnsan Sûresi okunur.

* İbrahim Sûresi çok okunursa, çocuk yumuşak huylu olur.

* Her gün bir defa Meryem Sûresi okunur.

* Çocuğu şeytanın zararlarından korumak için; Al-i İmrân Sûresi okunur.

* Fatıma (radıyallahu anha) validemiz gibi doğumunun kolay olması için, her gün Fatiha sûresi okunup hediye edilir.

* 70 bin tane kelime-i tevhid okunur.

HAMİLELİK ÖNCESİNE DE DİKKAT

Ali Demirel, mana büyüklerinin tecrübe ve tavsiye ettiği duaların öneminden bahsediyor. Ancak bu ‘her okuyan etkisini görür' anlamını taşımıyor. Tesiri halk eden Allah... Kula düşen ihlas ve samimiyetle Allah'a yönelmek ve duaların neticesini Allah'tan beklemek.

* Efendimiz şöyle buyuruyor: “Biriniz eşiyle beraber olacağı zaman, ‘Bismillâh, Allahümme cennibne'ş-şeytâne ve cennibi'ş-şeytâne mâ razaktenâ' (Bismillah, Allah'ım! Şeytanı bizden ve bize vereceğin çocuktan uzaklaştır) derse ve bu beraberlikten çocukları olursa, şeytan ona zarar veremez.”

* Sık sık “Rabbi heblî; minessalihin - Rabbim, bana salihlerden (olan bir çocuk) armağan et.” (Sâffât, 37/100) ayet-i kerimesi okunmalı.

* Günaha girmeme konusunda azami dikkat edilmeli. Yeme, içme, gözleri haramdan koruma, ağızdan çirkin söz çıkmama gibi hususlara önem verilmeli ve bol bol istiğfar edilmeli.

* Müsait zamanlarda gün içinde “Fallâhu hüve'l-veliyyü ve hüve yuhyî;.” (Muhak­kak ki Allah dosttur ve yaratandır. Şûrâ, 42/9) âyetini 289 defa okumalı.

* Veya “Hüvallahü'l-hâliku'l-bâriü-O yaratandır ve yok­tan var edendir.” (Haşr, 59/24) âyetini 1054 kere tekrar etmeli.

* Sadaka verilmeli.

h.kose@zaman.com.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder