1 Ağustos 2014 Cuma
Ramazan ayının manevi iklimi tek bir aya hapsolmasın
On bir ayın sultanı, manevî havasıyla otuz gün boyunca misafirimiz oldu. Şimdi bize düşen, bu ayda kazanılan ibadet alışkanlığını Ramazan sonrasında da devam ettirmek. Çünkü Hz. Muhammed (sas) Allah katında en makbül amelin az da olsa devam üzere yapılanı olduğunu söylüyor.Bir aylık manevi iklim daha geçti insan ömründen. Maddi ihtiyacını karşılayan insan, manevi gıdasını Ramazan-ı Şerif’te aldı. On bir ayın sultanı, manevî havası ile otuz gün boyunca hanelerimize misafir oldu. Farz ibadetlerin yanında teravih namazı, mukabele gibi nafile ibadetlerle Allah’a bir adım daha yaklaşıldı. Sadaka ve zekâtlar verildi. Hayat meşgalesi yüzünden bir araya gelmekte zorlanan eş, dost iftar sofralarında buluştu. Şimdi bize düşen, bütün bu güzellikleri diğer aylara da yaymak. Bu ayda kazanılan ibadet alışkanlığını Ramazan sonrasında da devam ettirmek. Nitekim Efendimiz Hz. Muhammed (sas), “Allah katında amellerin en makbul olanı hangisidir?” diye sorulduğunda, “Allah katında amellerin en makbulü az da olsa devam üzere yapılanıdır.” şeklinde buyuruyor. Bu sebeple Ramazan ayında belirgin olarak ortaya çıkan hasletleri son nefese kadar devam ettirmek gerekiyor. İlahiyatçı Doç. Dr. Kadir Paksoy, Hicr Sûresi’ndeki “Sana ölüm gelip çatıncaya kadar Rabb’ine ibadet et” ayet-i kerimesini hatırlatıyor. Paksoy, kulluğun bir ömür boyu olduğunu, bunu belli bir zaman kesitine ve dilimine bağlı düşünmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Efendimiz’in söz, davranış ve tavsiyelerinin amellerin devamı üzerine olduğunu aktaran Paksoy, şunları söylüyor: Bir gün Hz. Ayşe validemize, Efendimiz’in ibadet hayatını merak edenler ‘O, hangi gün ve gece ibadetlere önem verirdi?’ şeklinde bir soru sorar. Hz. Ayşe validemiz de Efendimiz’in hayatını bütünüyle ele alan şu değerlendirmede bulunur: ‘O sürekli sağanak şekilde yağan rahmet yağmuru gibi devamlı amelleri sürdürürdü. O, her gününe her gecesine değer verirdi.’ Dolayısıyla, “Bir ay boyunca orucumuzu tuttuk, fıtır sadakamızı verdik, hayrımızı yaptık, dualar yaptık, tövbe ettik, şimdi eski hayatımıza dönelim!” gibi bir düşünceye asla kapılmamalı. Kazanımlara sahip çıkarak Ramazan’da elde ettiğimiz güzellikleri diğer zamanlarda da verimli bir şekilde sürdürmeli. Çünkü kaza etmek istediğimiz zaman gücümüz yetmeyebilir, kaza etmeye vakit de bulamayabiliriz. Nitekim İmam-ı Rabbani Hazretleri Ramazan ayının bütün bir ömrü istikamet üzerinde geçirmede mühim bir vesile olduğunu şu sözlerle ifade ediyor: “Mübarek Ramazan ayı, bütün hayırları ve bereketleri ile camidir. Kim Ramazan ayını çok iyi değerlendirip hayır ve bereketinden nasipdar olursa, bütün senesini o camiiyet içinde geçirmeye muvaffak olur.” Fethullah Gülen Hocaefendi de Ramazan ayının Müslümanlara bir ruh disiplini kazandırması gerektiğine vurgu yapıyor. Müminin hayatının her zaman çok ahenkli olması gerektiğini belirten Hocaefendi, bu kutlu ayı bin ömür süren kulluk orucunun alıştırması olarak görüyor: “Ramazan ayı, yemek-içmek-uyumak gibi nefsin arzu ettiği şeylere karşı tavır belirlemeyi; bunları ihtiyaç ölçüsünde ve hamd ü şükür duyguları içerisinde gidermek suretiyle hayatı disipline etmeyi öğretir. Aslında, inananlar için, insan ömrü bir Ramazan, buluğ çağı imsak vakti ve ölüm de iftar anıdır. Bir aylık Ramazan, bir ömür süren kulluk orucunun alıştırması gibidir.”Ramazan’da kazandığımız zincirleme ibadetleri devam ettirmek gerekiyorYazın uzun ve sıcak günlerde oruç tutabilen, yatsı ve vitir namazlarıyla birlikte her akşam 33 rekat namaz kılabilen insan, halk tabiriyle ‘şeytanın bacağını kırmış’ oluyor. Bu sebeple insanlar manevi iklimin devamlılığı konusunda, ‘beş vakit namaz kılmak ve diğer ibadetleri yerine getirmek hiç de zor değilmiş, bundan sonra da devam edebilirim’ diyerek hem kendilerini hem de çevresindekileri teşvik edebilir.Teheccüd namazıRamazan ayının her gecesinde sahur için uykumuzu böldük. Maddi ihtiyacımızdan önce manevi bir buluşma yaşamak için seccademize sarıldık ve teheccüd namazı kıldık. Kutlu ayın kazandırdığı bu alışkanlığı her gece olamayacaksa da en azından haftada iki-üç gece devam ettirebiliriz. Teheccüd namazını kılmak bu sünnete tabi olduğumuzun göstergesi de olacaktır.Nafile ibadetlerde devamlılıkRamazan ayını nafile ibadetleri sürekli devam ettirme vesilesi olarak görenler, yıl içerinde onu devam ettirerek nafile ibadetlerini doruk noktaya çıkarabilirler. Ramazan kuşluk (duhâ), evvâbîn namazı nafile ibadetleri hayatına yerleştirebilir.Sabah namazını kaçırmamaSabah namazı en çok kaçırılan namazlardan biri. İnsan uykunun esiri olur yataktan kalkamaz. ‘Biraz sonra uyanırım’ der uyanamaz. Namazı vaktinde değil de sonrasında kaza etmek zorunda kalır. Ramazanda sahura kalkma imsaki bekleme gibi hasletlerle insan 30 gün boyunca sabah namazını vaktinde ikame eder. Bu hal Ramazan sonrasında da devam ettirilebilir.Günlük Kur’an-ı Kerim okumaİlahi Beyan Ramazan-ı Şerif’te indirildi. Efendimiz Hz. Cebrail ile bu mübarek ayda mukabelede bulundu. Bizler de bu ayın hürmetine gerek tek olarak gerekse toplu olarak mukabele şeklinde hatim yaptık. Kur’an-ı Kerim tilavetimizi okuma hızımızı ve alışkanlığımızı artırdık. Ramazan’da kazandığımız bu alışkanlığı her gün bir cüz, yarım cüz veya 5 sayfa okuyarak Ramazan sonrasında da devam ettirebiliriz.Meal-tefsir okumaRamazan sonrası Kur’an-ı Kerim okumaları açıklamalı meal veya tefsir ile taçlandırılabilir. Her gün bir cüz, yarım cüz veya 5 sayfa okuyarak Ramazan’da kazandıkları Kur’an okuma alışkanlıklarını devam ettirebilir. Her gün 5 sayfa okumak da zor geliyorsa, hiç olmazsa her gün sadece ve sadece bir sayfa Arapçasından, bir sayfa da açıklamalı bir mealinden veya tefsirinden okumalar yapılabilir.Evrad ü ezkar günlük hayatımızın bir parçası olabilirRamazan ayında duayı dilimizden düşürmedik. Günün oruçlu saatlerini evrad ü ezkarla donatmaya çalıştık. Kur’an okuduk, Cevşen, tesbih, zikir çektik. Son on günde itikafa girdik. Kadir Gecesi’ni aradık. Evrad ü ezkarla kamil mümin olmaya çalıştık. Günlük dua saatlerimizi artırdık. Ramazan sonrasında da kendimizi zorlayarak günün iki-üç saatini evrâd ü ezkârla donatabilir ve zenginleştirebiliriz. Böylece evrâd ü ezkâr, meşgul olmamızı ve günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası olmasını sağlayacaktır.Cemaatle namaz kılmak için camiye gitmeRamazan ayının insanlara kazandırdığı güzel hasletlerden biri de şüphesiz cami ve mescitlerle olan irtibatımızı artırmasıydı. Teravih namazını kılmak için dolan camiler, gün içerisinde mukabele gruplarını ağırladı. Vakit namazlarıyla beraber teheccüd namazları da bir çok camide cemaatle kılındı. Bu güzel alışkanlığı Ramazan sonrasında da devam ettirerek hem manevi mekanlarda namazımızı ikame etme alışkanlığını artırır hem de namazı kıldıran imamı sevindirebiliriz.Pazartesi perşembe oruçlarını tutmaBu yıl Ramazan’da tutulan oruç saatinin uzunluğu, sıcaklara dayanmak için nasıl tedbirler alınacağı epey konuşuldu. Ancak oruç tuttuğu için ciddi bir hastalığa yakalanan, fenalaşan insanlara hiç rastlanmadı. Bununla beraber sıcakların yoğun şekilde hissedildiği bu Ramazan’da oruç tutmanın uhrevî serinliği sardı ruhumuzu. Şimdi sadece Ramazan-ı Şerif’e mahsus bir ibadet olmayan orucu Şevval oruçları, haftalık pazartesi-perşembe gibi nafile oruçlarla devam ettirebiliriz. Bu gibi vesilelerle orucu devam ettirmek bir sonraki Ramazan ayına hazırlıklı girmemizi de sağlayacaktır.Beslenme alışkanlığı kazanmaRamazan ayı boyunca oruçla beraber tüm beslenme alışkanlıklarımız ve yediğimiz öğün sayısı değişti. Aç ve susuz kalmaya alıştık. Açlık süresinin uzun olması, yemek yenilecek sürenin kısa olması sebebiyle günlük öğün sayımız sahur ve iftar olmak üzere ikiye düştü. İsrafa kaçacak ölçülerden uzak durmaya alıştık. Her istediğimizi yememe iradesini de kazandık. Az yiyip az uyumanın yollarını gösteren Ramazan’da kazandığımız bu hasletleri her güne yaymak beden sağlığımız açısından da esenlik sebebi olacaktır.Kulluk hayat boyu sürüyorİlahiyatçı Doç. Dr. Kadir Paksoy: Ramazan manevi değerleri ve ibadet hayatını kazandırıyor. Kazandığımız bu değerleri ve salih amelleri Ramazan’dan sonra da devam ettirilmeli. Çünkü insanın kulluk borcu hayat boyu süren bir süreçtir. Dolayısıyla insanların belli zaman dilimlerinde yapıp da daha sonra muaf tutuldukları bir durum değildir. Şu halde Ramazan’da kazanılan güzel amellerin eda edilen ibadetlerin Ramazan’dan sonra da devam ettirmeleri önem arz eder. İnsan Ramazan’ı güzel değerlendirdiyse güzellikleri hayatına yerleştirebildiyse insan fıtratına ruhuna yerleşen ve sinen güzellikler Ramazan’dan sonra da devam edecektir. Nitekim insanın bunları devam ettirememesinde iradesini de ortaya koyması gerekir. Ramazan’da bir kısım amelleri yapmamız umumi olduğu için rahatlık ve kolaylık olabilir. Ama asıl Ramazan’dan sonra da bu güzellikleri devam ettirmenin iradesini ortaya koymak durumundayız. Böylece biz takvayı hayatımızın her safhasına yerleştirme imkanı bulmuş oluruz. Ayetlerde Allahu Teala müminleri iman ve salih amel işlemekle vasıflandırmıştır.k.kulaksiz@zaman.com.tr
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder