16 Ocak 2015 Cuma

Efendimiz’in Ebu Cehil’e bile hakaret ettiğine dair bir bilgi yok

“Herkes O’nu Okuyor” kampanyası yeni kitaplarla devam ediyor. Bu kitaplardan Peygamber Yolu Araştırma Heyeti’nce hazırlanan ‘Sulh Peygamberi’, Efendimiz’in (sas) şiddet karşısındaki duruşunu anlatıyor. Araştırma heyetinden Yücel Men, “Müslümanlar hoşlanmadıkları bir durumla karşılaştığında, İslam’ın bu konudaki hak arama usullerini takip etmeli.” diyor.Peygamber Efendimiz’i (sas) daha iyi tanımak ve tanıtmak için yola çıkan Peygamber Yolu Derneği, geçen yıl ‘Herkes O’nu Okuyor’ kampanyasını başlatmıştı. Bu yıl da kampanya farklı kitaplarla devam ediyor. Kitaplar arasında; Sulh Peygamberi, Çocuklar için Sevgili Peygamberimiz’ın Hayatı, Gönüllerin Efendisi Hazreti Muhammed Mustafa (sas), İnsan ve Topluma Ulaşma Yönüyle Peygamber Efendimiz bulunuyor. Araştırma heyetinden ilahiyatçı-yazar Yücel Men ile çalışmaları hakkında görüştük.Bu yıl Herkes O’nu Okuyor yarışmasında geçen yılki kitaplardan farklı çalışmalar var. Bu değişikliği neden yaptınız?Geçen yılki yarışmamızda genel hatlarıyla Efendimiz’i anlatan kitaplar sunulmuştu. Bu sene Efendimiz’i farklı yönleriyle özellikle de Türkiye ve dünya gündemini ilgilendiren yönleriyle anlatma düşüncesi hâkim oldu.Sulh Peygamberi kitabı da bunun bir neticesi mi?İslam coğrafyasının neredeyse tamamında kan akıyor. Şiddet hâkim. Bu, İslam düşmanlarının bir gayreti de olabilir, buna malzeme veren İslam’ı bütün enginliğiyle okuyamayan insanların cahilce tutumları da olabilir. Suriye, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi şiddet ve savaşla karşılaştığımızda nasıl hareket etmeliyiz? Nasıl hareket edersek hem hakkımızı aramış oluruz hem de ortaya koymuş olduğumuz hal ve hareketlerle İslam’ın yanlış anlaşılmasına, aydınlık çehresinin kirletilmesine sebebiyet vermeyiz. Burada önemli olan Efendimiz’in duruşu ve bunu anlatmak istedik.Nasıl bir çalışma süreciniz oldu?Öncelikle konu belirlendi ki bunlar; şiddet ve savaş karşısında Nebevî duruş, insan ve topluma ulaşma yönüyle Efendimiz. Konular belli olunca da üzerinde okumalar yapıldı. Siyer, İslam tarihi kaynaklarına, hayatü’s sahabe, tabakat kitaplarına, hadis ve tefsir kitaplarına, esbab-ı nüzül kitaplarına bakıldı. Efendimiz, sadece siyer kitapları diliyle değil, bütün İslami ilimlerin diliyle anlatılmak istendi ve bu konular üzerinden tekrar bir okuma yapıldı. Elde edilen bilgiler, verilmek istenen mesajla yorumlandı. Kitap üslup olarak günümüz insanının anlayabileceği düzeyde anlatılmaya çalışıldı.Şiddet, günümüzdeki en büyük problem. Gerek ferdî gerekse aile içi şiddet toplumu kemiriyor. Siz de kitapta Efendimiz’in şiddete karşı duruşunu, Nebevî tutumunu anlatıyorsunuz...Müslümanların kendi aralarında yaşadığı şiddet var, bir de dışarıdan kaynaklanan şiddete maruz kalmaları mevzubahis. Adil hükmün ölçüsü hakkı idraktir. Hak, hakkıyla idrak edilemediği müddetçe hep karşı tarafta bir hazımsızlık, kin, kibir, öfke meydana getirmiştir. Netice itibarıyla hakkı tavsiye eden insanlar da hep zulme maruz kalmışlar. Başta Peygamber Efendimiz olmakla beraber bütün peygamberler zulme maruz kalmış. Kur’an’da bunun çok örneği var. Efendimiz’in İslam’ı tebliğ ve temsil ettiği süreçte yaşamış olduğu hadiseler de bunu gösteriyor. Müslümanların dünya genelinde yaşamış olduğu şiddet, dünya genelinde gündem oldu. Bu çalışmada Efendimiz’in yaşamış olduğu sözlü, fiili, psikolojik şiddetler anlatılıyor. Bunlar karşısında Efendimiz’in söz, davranış ve uygulamaları, hükümleri aktarılıyor.Efendimiz kendisine hakaret edenlere nasıl muamelede bulunuyordu?Efendimiz Hz. Muhammed (sas), Mekke hayatı boyunca ve Bedir’e kadar Ebu Cehil’in şiddetine maruz kalmış. Fakat Efendimiz’in Ebu Cehil’e hakaret ettiğine dair bir tane bilgi yok. Çünkü Efendimiz, Ebu Cehil’i de onun ailesini de kazanmak istiyordu. Efendimiz’in bu tepkisiyle de Ebu Cehil ailesindeki hemen herkesin sonradan Müslüman olduğunu görüyoruz. Müslümanlar dünyanın değişik yerlerinde hoşlanmadıkları bir durumla karşılaştıklarında, kendi değerlerine hakaret edildiğinde fevri ve ferdi hareket etmemeli, Efendimiz’in bu konudaki uygulamalarına dönmeli, İslam’ın bu konudaki hak arama usullerini takip etmeli ve hep Müslümanca bir karakter sergilemeli.Her yaş düzeyi için farklı kitapÇocuklar İçin Sevgili Peygamberimiz'in HayatıYusuf Karagöl'ün kaleme aldığı “Çocuklar İçin Sevgili Peygamberimiz'in Hayatı”, en güzel rehberler bölümüyle başlıyor. Böylece çocuklara Allah'ın insanlık tarihi boyunca gönderdiği peygamberler tanıtılıyor anlatılıyor. Efendimiz’in hayatıyla devam eden kitap, sade ve akıcı diliyle çocukların zihinlerinde olayların anlaşılabilmesine yardımcı oluyor.Gönüllerin Efendisi Hazreti Muhammed Mustafa (sas)A. Başak Sezgin'in kaleme aldığı ‘Gönüllerin Efendisi Hazreti Muhammed Mustafa (sas)', ortaokul düzeyindeki çocuklara hitap ediyor. Vuslat ve Hicran bölümüyle başlayan çalışma, gençlere Efendimiz’in hayatını rehber olarak sunuyor.İnsan ve Topluma Ulaşma Yönüyle Peygamber EfendimizPeygamber Yolu Araştırma Heyeti tarafından hazırlanan kitap üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde vahyin geldiği ortamın genel bir fotoğrafı çekiliyor. Efendimiz’in (sas) insanlara nasıl ulaştığı anlatılıyor. İkinci bölümde topluma nasıl ulaştığı üzerinde duruluyor. Üçüncü bölümde ise insana ve topluma ulaşma istikametinde önüne çıkan problemleri çözmedeki metodolojisi anlatılıyor.Müslümanlar, haklarını hukukî yollarla aramasını bilmeliBugün dünyada Müslümanlar, şiddetin merkezinde yer alıyor. Oysa Efendimiz daima şiddetin karşısında yer almış. Burada bir tezatlık yok mu?Bugün Kur’an ve sünnetteki bazı ifadeler cımbızlanıyor. Yani ifadeler siyak (öncesi) ve sibakından (sonrasından) kopartılıyor ve Müslümanlar şiddetin, terörün parçası haline getirilmeye çalışılıyor. Hâlbuki İslam’da sulh esas. Kur’an’ın mesajının özünde sulh var. Efendimiz hayatı boyunca hep sulhu esas almış. Bu yüzden Müslümanlar da bulundukları yerlerde barışı esas almalı. Müslümanlar İslam’ı bir bütün olarak okuyamadıklarından yaşamış oldukları hadiseler karşısında şiddete meyil edebiliyor. Bunda dini bütün olarak bilememenin, imanda, ahlâkta, İslami değerlerde derinleşememenin etkisi olduğu kanaatindeyim. Müslümanlar haklarını Allah’ın buyurduğu haklarla, hukuki yollarla aramasını bilmeli. İnsan bunları bilmeyince meseleye hissilik üzerinden yaklaşıyor. Oysa Müslümanların akla, mantığa, İslam’ın prensiplerine uygun duruş sergilemeleri gerekiyor. Efendimiz’in ilk vahiy aldığı zamandan, ruhunun ufkuna yürüdüğü vefat ettiği ana kadar yaşamış olduğu bütün hadisler karşısında sergilemiş olduğu duruştan bunu anlıyoruz. O’nun dünyasında hissilik değil, her zaman gösterilecek olan tepkinin, Allah’ın rızasına uygunluğu, Kur’an’ın emirlerine uygunluğu, akıl ve mantığa uygunluğu var. Efendimiz’in şiddet karşısındaki tutumunda insanca tutum çok önemliydi.Geçen hafta Charlie Hebdo dergisine bir saldırı gerçekleşti ve on iki kişi öldürüldü. Hz. Muhammed’e (sas) ve diğer peygamberlere hakaret eden karikatürler bahane edilerek yapılan bu saldırıyı, anlattıklarınız çerçevesinde nasıl değerlendiriyorsunuz? İslam’da bir insanı öldürme dünyadaki bütün insanları öldürmek kadar günah kabul edilmiş. Haksız yere cana kıyma en büyük günahlar arasında sayılmış. Efendimiz Veda Haccı’nda bütün ashab-ı güzine, onlar üzerinden bütün insanlığa canın dokunulmazlığından bahsetmiş. Efendimiz’e Mekke döneminde kendisiyle alay edilmiş, kendisine fiili şiddet uygulanmış, evi taşlanmış, yürüdüğü yollara dikenler serpilmiş, evinin önüne hayvan pislikleri konulmuş, dövülmüş, boğulmak istenmiş, defalarca suikast girişiminde bulunulmuş, taşlanmış. Fakat Efendimiz (sas) bütün bunları yapanlara karşı hiçbir hakarette bulunmadığı gibi aynı zamanda fiili bir tepkide de bulunmamış. Çünkü Efendimiz’i onların bu tepkileri altında Kur’an’ı, sünneti hakkıyla bilememelerinin farkında olarak hareket etmiş. Onların ilerleyen süreçte Hakk ile olan aralarının kalktığında İslam’ı tanıyacaklarını ve İslam’ı hakkıyla yaşayan bir insan haline geleceklerinden bahsetmiş. Mekkeliler tarafından ashabına yapılan şiddet ve alaylara karşı Efendimiz, ‘Onlar bilmiyorlar.’ diyerek bu şiddeti engellemek için makul bir gerekçe bulup Müslüman’ın hep Kur’an ve sünnetin çerçevesinde bir hareket ortaya koymalarını sağlamaya çalışmış. Onların intikam duygularını kin ve nefretin önüne geçirmeye çalışmış ve, ‘İleride onlar Müslümanlar olacaklar. Ve onların İslam’ı temsili karşısında siz kendi Müslümanlığınızı eksik bulacaksınız.’ demiş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder